Atölyeciler CHP’yi kemiriyor

10.12.2018

Halkta karşılığı olmamasına rağmen CHP’ye hâkim olan Atölyeciler adı verilen grup, CHP’yi teslim almış durumda. 1994 yılında SHP-CHP’nin birleşmesinin ardından CHP’de istediği sonucu alamayan radikal sol bir ekip partiden ayrılarak yeni SHP’yi kurdular. Murat Karayalçın’ın başını çektiği ve kendilerine atölyeciler ismini veren grup, halkta karşılık bulamadı. Bir süre SHP ile yola devam eden ve hatta bir ara ayrılıkçı görüşlerin merkezi haline gelen başarısız girişim fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra yeniden CHP’ye dönen bu ekip, bu kez CHP’de etkili olmak adına yürüyüşüne devam etti.

CHP’yi teslim almak isteyen bu gurubun beklediği fırsat Deniz Baykal’ın kaset skandalıyla genel başkanlıktan indirilerek yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olmasıyla doğdu. Mezhep siyasetine sığınarak partide güç kazanan perde gerisinden partiyi yönetmeye başladı. Atölyeciler her ne kadar halkta hiçbir karşılıkları olmasa da CHP’de ciddi bir taban sağlamış durumdalar.

Öyle ki İstanbul İl Başkanı Canan Kaftanoğlu başta olmak üzere birçok atölyeci isim partide kritik noktalara gelirken, önemli karar mekanizmalarında da suyun başını tutuyorlar. Bugün Bursa’da CHP’de atölyecilerle CHP’nin klasik solcuları arasındaki savaşın neden iktidarı ve Bursa’yı kimin elinde tutacağı üzerine.

Klasik solu temsil eden Lale Karabıyık ve Mustafa Bozbey’in karşısına Hüseyin Akkuş ve Orhan Sarıbal gibi atölyecileri temsil eden isimler dikilirken, yerel seçim sürecinde partinin Bursa’daki dizaynını kimin yapacağının kavgası sürdürülüyor. CHP’ye oy veren kitlenin büyük kısmı klasik sol anlayışı temsil eden Bozbey, Karabıyık ittifakının hâkimiyetini isterken, Akkuş-Sarıbal ittifakı ise gerek il yönetimi gerekse genel merkezde diğer atölyecilerin desteği ile hâkimiyet kurmaya uğraşıyor.

Bugün gerek Nilüfer ve gerekse Mudanya’da aday belirlenmesiyle ilgili sancılı dönemin ana nedeni de bu zaten. Atölyeciler sunucunu garanti gördükleri bu iki ilçede kendi adaylarının yarışmasını istiyor hatta bu uğurda göğüs göğüse çarpışıyor. Nilüfer’de Hüseyin Akkuş ve Mudanya’da Hayri Türkyılmaz için amansız bir mücadele veren bu ekip, öncelikle Bozbey’in Nilüfer’den aday olmasının önünü kesti. Ancak bunlara karşı Mustafa Bozbey’in Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığı ile edindiği güç, planları altüst etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun televizyonlara çıkarak defaten ‘Bursa’yı alacağız’ iddiasında bulunmasıyla Bozbey bir anlamda Bursa’nın hâkimi olurken, atölyeciler Nilüfer ve Mudanya için büyük çaba harcıyor. CHP daha büyük hedeflere koşmak yerine kendi içini kemiren atölyecilere enerjisini harcıyor.

Şimdi gözler bu savaşın sonunda kimin kazanacağına çevrilmiş durumda. Kendileri aday olmadığında CHP’ye oy vermedikleri bilinen ve SHP’li olmadan CHP’li olunmaz gibi bir mottoları olan atölyeciler kazanırsa CHP radikal sol uçurumuna doğru hızla sürüklenecek. Diğerleri kazanırsa belki Türkiye’de eksik olan muhalefet için bir umut ışığı belirecek.

Plastik poşetler üzerine…

Yılbaşından itibaren plastik poşetlerin marketlerde parayla satılacak olması üzerine ciddi tartışmalar var. Plastik sanayinin ciddi bir tepkisi var bunu biliyoruz. Ancak özellikle sosyal medya üzerinden hesap kitap yaparak bilmem ne marketine bilmem ne kadar para kazandırılacak yönünde algı operasyonu çekiliyor. Marketlerde plastik poşetlerin parayla satılacak olması öncelikle marketlere ticari bir faaliyet alanı sağlamaktan öte bu poşetlerin kullanımının azaltılmasına yönelik bir adım. Üstelik bu adımın daha da genişletilmesi ve pazarlar, diğer alanlara, AVM’lere de yansımasında fayda var.

Öncelikle plastik sanayinin bu poşet üzerinden yürüttüğü algı operasyonunu bir kenara bırakarak, katma değeri yüksek başka ürünlere yönelmesinde fayda var. Bugün en önemli ithalat kalemlerinden biri olan pet şişeleri üretmeyi denemeliler mesela. Oyuncak sektöründe daha sağlıklı ürünlere ve çeşitlere yönelmeliler mesela. Araçların plastik aksamlarını üretmeye yönelmeliler mesela. İhracata yönelik işlere yönelsinler. Memleketin yararına atılan adımlara karşı durmak yerine kendilerini geliştirmelerinde fayda var. Poşet üzerinden algı yapmaya, pis siyaset yapmaya kalkanlarda yanlarına file alıp alışverişe çıksınlar. Ha A101-BİM gibi marketlerin bu poşet işinden para kazanacağına yönelik bir kaygıları varsa, gitmeyi verirler o marketlere olur biter.

Devlet Bey, Bursa’nın klasiklerine bayıldı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin klasik otomobillere olan ilgisini herkes bilir. Zaman zaman Bahçeli’nin kendisine ait klasik otomobilleri kullandığı da bilinir. Bahçeli’nin bu ilgisini bilen Yenişehir Köprühisarlı Mehmet Nail, araçlarının fotoğraflarının olduğu kataloğu geçtiğimiz günlerde MHP Genel Merkezi’ne giderek Devlet Bahçeli’ye sundu. Bursa’ya geldiğinde araçlarını göstermek istediğini ve kendilerinin münasip görürlerse bu otomobilleri denemelerini istedi. Kataloğu ilgiyle inceleyen Devlet Bahçeli, dizi ve filmlerde de sık sık boy gösteren Bursa’daki klasik otomobiller hakkında bilgi aldı. Bahçeli,  Bursa ya geldiğinde bu araçları yakından görmeyi ve gezebilmeyi arzu ettiğini söyledi. Bakalım Bahçeli Bursa ziyaretinde bu otomobilleri görmeye fırsat bulabilecek mi?

İlginizi Çekebilir

Harfle dili ayıramayan dangalaklar!

Bu ülkede bir kısım solak ve Kemalist boş kaldıkça Osmanlı’ya sövmeyi, dindarlara saldırmayı kendilerine görev ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir