Bozbey’in A Takımı tasfiye oldu!

Nilüfer Belediyesi’ni 20 yıl yönettikten sonra CHP Genel Merkezi’nin dayatmasıyla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan ve kaybeden Mustafa Bozbey’in Nilüfer’deki A Takımı tamamen tasfiye oldu. Son olarak Nilüfer Belediyesi Kültür ve sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç da görevden alındı.

CHP Nilüfer’de Bozbey döneminden başkan yardımcısı olarak görev yapan Turgay Erdem’le seçime gitti. Görüntüde Bozbey, en yakın adamı olarak bilinen Turgay Erdem’e yerine bırakmıştı.

Ancak seçimlerin ardından işin rengi değişti. Erdem, Bozbey döneminde oldukça yıpranan ancak Bozbey’in A Takımı’nda yer alan isimleri birer birer tasfiye etti.

Erdem, öyle iradesini Bozbey’e kullandırmayacağını ve Nilüfer’i kendisinin yöneteceğini de bir anlamda kamuoyuna gösterdi.

Seçimin hemen ardından Bozbey döneminin prensi ve başkan yardımcısı olan Yalçın Işıkyıldız’la yollar ayrıldı. Işıkyıldız’ın Özel Kalem Müdürlüğü’nde görev yapan eşi de işten çıkarıldı.

Daha sonra Bozbey’in yardımcılarından Bukle Erman’la yollar ayrıldı.  Üst üste yapılan görevden alınmalarda Bozbey’in Basın Danışmanı olan Hande Koç da kervana katılarak görevden alındı ve yerine Hülya Güven getirildi.

Bu süreçte Turgay Erdem BUSKİ’den Âdem Vural’ı transfer ederek başkan yardımcısı yaptı. Erdem, belediyede kendi istediği isimleri göreve getirerek yönetimi tam olarak eline aldı.

Son olarak da geçen yıl Uğur Dündar Krizi ile gündeme gelen Nilüfer Belediyesi Kültür ve sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç, Turgay Erdem tarafından görevden alındı.

Hatırlanacağı gibi geçen yıl Plaza 16’da Uğur Dündar’ın yapacağı televizyon programı geç bildirim nedeniyle salon sağlanamadığı için iptal olmuş, Güney Özkılınç’ın salon için gereken bilgiye ilgili kuruluşa geç verdiği ortaya çıkmıştı.

Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç aslında daha önce alınacaktı. Ancak Bozbey-Erdem arasında savaş var görüntüsü oluşturmamak için bir süre beklendi. Ancak dün artık buraya kadar denildi kendisine.

Böylece Turgay Erdem Bozbey’in ekibini tamamen tasfiye etmiş oldu. Her ne kadar kamuoyuna sıcak mesajlar verseler de ikilinin arasının iyi olmadığı dilden dile dolanıyor.

Özellikle CHP’deki iktidar savaşında Turgay Erdem’in tarafsız kalması, buna karşın Bozbey’in büyük mücadele içindeyken en azından Erdem’in desteğini görememesi de bu ayrı düşüşün göstergelerinden biri olarak gözler önünde duruyor.

Üst kadro tamam bakalım Erdem alt kadrolarda da değişime gidecek mi?

 

Denktaş’tan Akıncı’ya KKTC…

Rauf Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin var oluşunda en temel taşlardan biri. Mücahit olarak Kıbrıs’ta savaşan, daha sonra KKTC’yi kuran ve bugüne getiren isimdir rahmetli Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş. Ömrünü Kıbrıs davasına adamış, Türkiye sevdalısı bir insandı.

Kıbrıs’ın Kıbrıs Türkü’nün hakkını ararken gerek dünya da gerek kendi kamuoyunda onca haksızlığa uğramasına rağmen küsmeden davasını son nefesine kadar sürdüren bir mücahitti. Son yıllarında konjonktür gereği Türkiye ile bile ters düşmüş üzülmüştü. Ancak Anavatanına da davasına da asla küsmedi.

Denktaş’ın değeri görevini devrettiği Mehmet Ali Talat’ın cumhurbaşkanı olmasıyla daha iyi anlaşıldı. Talat, Rumlarla birlikte olmak için birçok taviz verdi. Mehmetçiğin kanı ile sulanan Kıbrıs’ı masada büyük riske atmaktan geri durmadı. Hoş sonradan yaptığı hataları kabul etti ancak neye yaradı.

Talat, çok tepki görmüştü. Zaman zaman Türkiye ile de gerilmişti. Ancak turpun büyüğü önceki gün ortaya çıktı. Oturduğu koltuğu Türkiye Cumhuriyeti’ne borçlu olan Mustafa kanıcı, utanmadan sıkılmadan Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yaptığı operasyonu Rum ağzıyla tenkit edebildi. Türkiye’yi hem Kıbrıs Barış Harekatı hem de Barış Pınarı Harekatında kan dökmekle itham edebildi.

Oysa Mustafa Akıncı’nın boğazından geçen her lokmayı Türkiye veriyor. Daha önemlisi Türkiye Suriye’de kendi yaşamına kast eden teröristlere operasyon yapıyor. Türkiye Rumlar gibi sivil insanları katletmiyor. PKK-YPG gibi ölüm saçmıyor, kan akıtmıyor.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Kıbrıs Türk Devleti Başbakanı Ersin Tatar başta olmak üzere ağzının payı verildi sözde Türk Cumhurbaşkanına ama yetmez. İstifa etmeli etmezse azledilmeli. O koltukta oturan bir kişi Türkiye Cumhuriyeti’ni kahraman Türk ordusuna hakaret edemez etmemeli. Rum seviciliğini sınırın ötesinde yapabilir bu sat. Ancak Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün kanıyla bedelini ödediği o koltukta bir saniye bile fazla durmamalı.

Adam var adam var. Bir kez daha rahmetli Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı rahmetle ve minnetle anmış olalım.

 

İlginizi Çekebilir

Bursa organ bağışında zirvede

Organ bağışında liderliği 8 yıldır elinde bulunduran Bursa bölgesinin bu başarısında emeği geçenler ödüllendirildi. Bursa ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir