Bu milatta, GSM operatörleri için!

17 Ağustos 1999…

Büyük Marmara Depremi. Binlerce insanın enkaz altında kaldığı o büyük büyük felaket…

Türkiye’nin kalbini vurmuştu deprem…

Büyük bir karmaşa, büyük bir kaos yaşanıyordu…

Ve bu ülkenin felaket anında ilk aklına gelen kuruluşu Kızılay…

Öyle bir çuvallamıştı ki…

Tabanı bile olmayan, soğuğu engellemeyen yağmuru karı içeri alan eskimiş çadırları ile bir enkaz da Kızılay’dı…

Günlerce aylarca kamuoyunda tartışıldı. Kızılay arpalığa dönmüş yardım kuruluşu dışında her şey olmuştu.

Kızılay Genel Başkanı kral dairesinde yaşıyor, lüks ve ihtişamlı bir hayat sürüyordu.

Ama felaket Türkiye’yi vurmuş acizler içinde en aciz kalan Kızılay olmuştu.

Marmara Depremi Kızılay için tam bir dönüm noktası oldu.

O kokuşmuş yapı, o kepaze yapı tasfiye olurken, Kızılay çağın gereklerini yerine getiren, dünyanın her yerinde mazlumlara yetişen gururumuz olan gerçek bir iyilik ve merhamet merkezi haline geldi.

Ve aradan 20 yıl geçti.

İstanbul’da çok da şiddetli olmayan bir deprem yaşandığı iki gün önce.

Çok şükür deprem insanımıza ve şehirlerimize zarar vermedi ama bu kez bir enkazı ortaya çıkardı.

Türkiye’nin 3 GSM şirketi Türk Telekom, Turkcell ve Vodofane kelimenin tam anlamıyla çuvalladı. İnsanlar birbirlerine ulaşamadı. Konuşamadı.

Bilmem ne teknolojisi diye reklam yapan bu dev kuruluşların altyapısının palavradan ibaret olduğu ortaya çıktı.

Ve özellikle devletin yönetimindeki Türk Telekom öyle bir çuvalladı ki akıllara zarar. Bir gün boyunca gsm görüşmelerini sağlayamadı. Mobil internet hizmeti veremedi.

Yani en çok lazım olan zamanda o dünyanın en iyisi olduğunu iddia eden şirketlerin hatları tırt oldu.

Çok şükür deprem mala ve cana zarar vermediği gibi GSM şirketlerinin gerçek yüzünü ve gerçek altyapısını da ortaya koydu.

Böylece algıyla bir yere kadar gelen GSM operatörleri için artık yolun sonudur.

Artık altyapıya yatırım yapmaları, gerçek anlamda iletişim sağlayacak sistemi kurmaları gerekiyor. Hepsi kaybedenler kulübü ama aralarında Türk Telekom en çok kaybedeni.

Fiber altyapısını sabahtan akşama kadar öve öve bitiremeyen Türk Telekom abonelerine bir günden fazla hizmet veremedi.

Türkcell ile Türk Telekom depremin olduğu gün bir ara hizmet sağlamada sıkıntı yok açıklaması yapsalar da vatandaşlar hizmetin sağlanıp sağlanamadığını zaten gördü. Vodafone, o çok uluslu şirket ise milletten bir özrü bile sakındı.

Ve dün Türk Telekom, bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Açıklama şöyle, “ Türk Telekom Ailesi olarak, kesintisiz ve daha güvenli iletişim için yaptığımız mobil teknoloji yenileme çalışmaları sırasında meydana gelen deprem, şebekemizde aksamalara neden olmuştur. Mobil abonelerimize bir süreliğine de olsa kesintisiz iletişim sağlayamamanın derin üzüntüsü içindeyiz.

Yaşattığımız bu olumsuz deneyimden ötürü içtenlikle özür diler, sabır ve anlayışları için müşterilerimize teşekkür ederiz. Yaşanan bu olumsuzluğu bir nebze de olsa telafi edebilmek adına, tüm mobil abonelerimize 2 ay boyunca aylık 5 GB, toplam 10 GB mobil internet tanımlanacaktır. Tüm müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Saygılarımızla, Türk Telekomünikasyon A.Ş.”

Evet birincisi devlet kötü bir işletmecidir ve en yakın örneği Türk Telekom’dur…

İkincisi lazım olduğu anda veremediğin hizmeti sonrasında bilmem ne kadar ücretsiz imkan tanıyoruz demek utanmazlıktır.

Üçüncüsü bu rezilliği fatura keserken göz önünde bulundurup örneğin bu ay bu üç firma da abonelerine fatura kesmemelidir.

Dördüncüsü bu dandik altyapı değişene kadar iletişim ücretlerinde ciddi bir indirime gitmelidirler.

Ama her şeyden önce kendilerine gelip Türk insanının verdiği ücretin karşılığı olan gerçekten dünyanın en iyi iletişim hızını ve altyapısını uygun ücretle bu insanlara sunmanın derdine düşmeliler.

En dandik sistemi en pahalıya satarak bu ülke insanını kazıklamaya bir son vermeliler.

Ha birde öyle süslü reklamları bir kenara bırakmalarını tavsiye ederiz. Artık onlara kimse inanmaz. İcraatı görelim…

Ölüm gelmeden çözüm gelsin!

Mudanya Yıldıztepe’de Mudanya Belediyesi’nin yapmayı vaat ettiği Yıldıztepe Projesi kapsamında Karayolları’nın onay ve izin vermemesine rağmen bir yol açtı belediye.

Karayolları Bölge Müdürlüğü riskli ve o yo orda olmaz demesine rağmen Hayri Türkyılmaz yönetimi yolu yapıp bir de trafiğe açtı. Bildiğiniz korsan yol yani. Ancak yol açıldıktan sonra sık sık kazalar yaşanmaya başladı.

Dün bir dostumuz arayıp sabah yine kaza tehlikesi atlattığın sürekli araçların burun buruna geldiğini ve bir felaket yaşanmasından korktuklarını söyledi. Yol gerçekten çok tehlikeli.

Bu nedenle müdahale edilmesi gerekiyor. Bursa Valiliği, Karayolları Bölge Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü ya da UKOME.  Her neresiyle, bir an önce bu yolla ilgili sorunu çözmekte fayda var. Yarın öbür gün burada Allah göstermesin yaşanacak ölümlü bir kazanın altında ne belediye ne devlet kalkamaz.

Kazalar göz göre göre geliyor ancak bir türlü önlem alınamıyor. Devlet erkini gösterip bir an önce nasıl çözümlenmesi gerekiyorsa o şekilde çözmeli bu sıkıntıyı.

 

İlginizi Çekebilir

“Sınır güvenliğimizi sağlayacağız”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Sınır güvenliğimizi tehdit eden tüm terör örgütlerinden bölgeyi temizleyeceğiz. Sınır güvenliğimizi ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir