Devlet tüm okullarını özelleştirsin- II

Geçen hafta bu köşede yazdığım yazı  (https://sehirmedya.com/yazarlar/devlet-tum-okullarini-ozellestirsin/)  meslektaşlarımın bir çoğu, veliler ve öğrenciler tarafından ilgi ile karşılandı. Öncelikle yazıyı okuyan, sosyal medyada paylaşan, yorumlayan ve olumlu olumsuz tepki ve katkısını çeşitli yollarla ileten herkese teşekkür ederim.

Yazının başlığında ve içeriğinde kullandığım provakatif dilin amacına ulaştığını söyleyebilirim.  Özetle, Devlet okullarının özel okullara göre başarısız olduğunu, Devlet okullarındaki kadroların özel okullara göre verimsiz çalıştığını örneklendirerek, devletin özel okul öğrencilerine verdiği eğitim desteğinin tüm öğrencilere verilmesi ve devlet okullarının sadece bu destekle özelleştirilmesi gerektiği çağrısında bulunuyordum.

Yazıda kızımın fizik notunu örnek vermiştim. Bir de haftada 4 saat dersine giren ve sene boyunda hiç ders yapmayan İngilizce öğretmenini örnek vermiştim. Bu iki örnek dışında verdiğim diğer örnek (“Okulunda 9. sınıf Fizik’ten yapılan sınavda ilk 15’e giren bir arkadaşımın oğlunun ders içi performans notu 40 gelmiş. Arkadaşımın itirazı üzerine öğretmen daha sonradan 80’e çıkarmış.”) kızımın okulu olan Bursa Anadolu Lisesi ile ilgili değildi. Başka bir devlet okulu ile ilgili idi. Bunu belirtmek zorundayım.

Bu yazımda aşağıdaki hususların altını yeniden çizme ihtiyacı hissediyorum:

  1. Bir devlet okulu öğretmeni olarak ben tüm öğretmenlerin verimsiz olduğu gibi bir genelleme yapmış değilim. Tabii ki en çalışkan/başarılı özel okul öğretmeninden de çok çalışan fedakar, idealist öğretmen arkadaşlarımız var. Kendi öğretmenlerimden ve halen öğretmen arkadaşım olanlardan bir çoğunu minnetle saygıyla hatırlıyor ve anıyorum. Ancak Bu tür öğretmenler hepimizin eğitim sürecinde bir elin parmaklarını bile geçmez. Ayrıca Meb’in elindeki kadro potansiyelinin hiçbir özel okulda olmadığını söyleyebilirim. Ancak ‘Devlet memuru’ kadrosu altında olmanın verdiği güven, rahatlık ve rehavet maalesef öğretmenlerin verimli olmasının önünde bir handikaptır.
  2. Meb yöneticisi hocalarıma şu çağrıda bulunuyorum: Lütfen Devletin marka olmuş Anadolu ve Fen Liselerindeki Fizik- Matematik- Geometri- Kimya- Edebiyat- Tarih gibi derslerin not ortalamaları ile Özel okullardaki not ortalamalarını karşılaştırsınlar. Aradaki uçurumun sebeplerini analiz etsinler ve kamuoyunu bu analizlerle tatmin etsinler.

Kuşkusuz özel okullar da bizim okullarımızdır. Oralarda okuyan çocuklar da bizim çocuklarımızdır. Onların başarısı da bizim başarımızdır. Özel okulların devlet okullarından başarılı olan öğrencilere burs vererek transfer ettiklerini de biliyorum. Bu durum, Devletin marka olmuş Anadolu Liseleri ve fen liselerindeki başarının özel okullardakine göre daha düşük olmasını tam olarak açıklayamaz. Aradaki uçurum devlet okullarındaki öğrencileri eğitim kalitesi bakımından daha iyi olmayan türedi temel liselere ve imkanı olanları da özel okullara kaçmaya itmektedir. Bu da velilerin mali yükünü artırmakta ve sağlıksız ve denetimsiz bir eğitimin daha da yaygınlaşmasına sebep olmaktadır.

  1. Devletin öğrenci başına vereceği 4 bin TL okulların dönemeyeceğini söyleyen arkadaşlarım oldu. Yazımda çeşitli kriterlere bağlanmış devlet primi ve veli katkısının da olabileceğini vurgulamıştım. Ve bu konuda başka çözümlerin de geliştirilmesi mümkündür. Devletin 100 öğretmen ve personelle verdiği eğitim- öğretim hizmetinin çok daha az öğretmen ve personelle verilebileceğini düşünüyorum. Hiçbir özel müteşebbis devletin verdiği ücret karşılığında öğretmenini 15 saat derse sokmaz. Tabii ki öğretmenlerin bir kısmı emekli olmak zorunda kalacaktır. Ve tabii ki okullar daha verimli çalışan öğretmenleri transfer etmeye çalışacaklardır. Mesleğinde gerçekten başarılı olan çalışkan öğretmenler öyle olmayanlara göre daha çok kazanacaklardır.

Dolayısıyla Devletin öğrenci başına vereceği teşvik ile okul binalarına kira verilebileceği gibi her yıl belli bir oranda yatırım dahi yapılabilir.  Çocuklarımız arasında fırsat eşitliği sağlamak ve eğitim- öğretimin kalitesini yükseltmek açısından bunun yapılmasını elzem görüyorum.

  1. Devlet ve özel okullar arasındaki gerçek başarı farkının adil bir düzeyde ortaya çıkması açısından hali hazırda yapılması gereken şeylerden biri; Her dönem birer sınavın Meb tarafından ortak yapılmasıdır. Bursa’da Meb’in bu yıl ikinci sınavı ortak yapmasına rağmen, bunu sadece devlet okullarında yapması anlaşılır gibi değildir. Tüm özel ve resmi okullar Meb’e bağlı olmasına rağmen bu sınavın özel okullarda yapılmaması ciddi bir adaletsizliktir.
  2. Geçen haftaki yazımdan sonra aslında hepimizin derdi- sıkıntısı olan durumun okul yönetimleri ve Bursa-Meb yöneticileri tarafından da ciddiye alınarak gerekli çalışmaların zaten yapılmakta olduğunu görmekten/ duymaktan memnuniyet duyduğumu söylemek isterim.

Tüm meslektaşlarıma ve öğrencilerime iyi bir tatil diliyorum.

 

İlginizi Çekebilir

Bayram resepsiyonları…

Milli kurtuluş savaşımızın ardından yeniden dizayn edilen devletimizde o dönem ve sonrasında görev alan masonik ...

Bir yorum

  1. veysel menekşe

    reel sorunlarımızdan birine işaret edilmiş ve güzel bir talepte bulunulmuş.. yazarı tebrik ediyorum..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir