Hamidiye’den Muradiye’ye…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden Hamidiye Su son günlerin en fazla tartışılan konuların başında geliyor.

Bazı devlet kuruluşlarının Hamidiye Su ile sözleşmelerini iptal etmeleri siyasette su üzerinden kıyamet kopmasına neden oldu neredeyse…

Konu o kadar dallanıp budaklandı ki, iş CHP’li belediyelerin kampanya başlatmasına kadar geldi. Örneğin tarihi boyunca Hamidiye Su şirketinden tek bardak su almayan Kadıköy Belediyesi bu tartışmadan rol kapmak için Hamidiye Su ile sözleşme yaptı. İzmir Belediyesi devreye girdi vesaire…

İstanbul’da hizmet belediyeciliğinden çok algı belediyeciliği yapmak istediği anlaşılan Ekrem İmamoğlu ve ekibi THY’nin su firmasını değiştirmesiyle birlikte algı operasyonlarına start verdi.

Hamidiye Su CHP’liler arasında da kampanyaya dönüştü. İBB Başkanı İmamoğlu ekibinden Hamidiye Su rekor kırıyor, yok satıyor propagandası da eksik kalmadı.

Tam da bu noktada Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki Muradiye Su için önemli bir tanıtım fırsatı ortaya çıktı.

Madem CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi elindeki su firmasının propaganda amaçlı kullanıyor, Bursa da Muradiye Su için bir tanıtım kampanyası düzenlemeli.

Hamidiye Su’dan vazgeçen şirketlerin yabancıların su firmaları yerine Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan Muradiye Su ile sözleşme yaparak su teminini bu firmalardan yapması için adım atılmalı.

Böylece Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin elindeki önemli bir şirketin tanınırlığının ve karlılığının artması sağlanabilir.

AK Parti yönetimleri ve AK Partililer de tıpkı CHP’lilerin Hamidiye Su’ya sahip çıktığı gibi Muradiye Su’ya sahip çıkmalı.

Üstelik AK Parti’nin yüz akı Alinur Aktaş yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne sahip çıkmalı. Destek olmalı.

Bir sonraki yerel seçimlerde AK Parti’nin en büyük referansının Bursa Büyükşehir Belediyesi olacağı unutulmamalı. Alinur Başkan yönetimindeki Bursa Büyükşehir ne kadar başarılı olursa o kadar fayda sağlayacak.

Muradiye Su, bu tartışmalar arasında Bursa’nın en önemli markaları arasına girebilir, marka değeri yükselen şirket yarın öbür gün satılmaya kalktığında dahi çok daha önemli bir kaynak sağlayabilir Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne…

O nedenle Muradiye Su için önemli bir tanıtım ve pazarlama fırsatı olarak görülmeli bu tartışmalar ve bunun üzerinden kampanyalar düzenlenmeli…

Dündar alttan alta yürümeye devam!

Osmangazi Belediyesi’ndeki başarısız yönetimine rağmen daha yukarıdaki görevleri isteyen Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın alttan alttan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a yürüyüşü sürüyor.

Kendisi yerine Alinur Aktaş’ın Büyükşehir Belediye Başkanı olmasını hazmedemeyen Dündar, algı operasyonlarıyla kendisini öne çıkarıp, Aktaş’ı yıpratmak için de rakipleri kullanmaya devam ediyor.

Bir süredir özellikle muhalefetten isimler hatta direkt söyleyelim CHP yöneticileri sağda solda Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın görevden alınacağını dillendiriyor.

Üstelik çok sağlam kaynaklardan bilgi aldıkları algısını oluşturuyor. Dahası Aktaş’ın yerine Mustafa Dündar’ın geleceğini konuşuyorlar. Fısıltı gazetesi ile konuyu kamuoyunda yaymaya uğraşıyorlar.

Alinur Aktaş’ın hedef alındığı hiçbir tartışmanın içinde Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve ekibinden hiç kimse yer almıyor. Ölü taklidi yapıyorlar.  Ancak Aktaş’a yürüyenleri kısa bir süre sonra Dündar’ın yanında görüyoruz.

Son günlerde Alinur Aktaş’ı yazılarıyla hedef alan birkaç ismin Osmangazi Belediyesi’ni mesken tuttuğunu da biliyoruz. Sık sık ziyaret ettiklerini de. Sosyal medyadan Osmangazi Belediyesi’ne yakın isimlerin neler yazdığını da görüyoruz.

Tüm bunlar olurken Mustafa Dündar, başkanlık süresinde hiç görülmemiş şekilde kendisini sokaklara atmış durumda. Makamında oturmuyor, herkesle barışık başkan görüntüsü sergilemeye çalışıyor. Farklı siyasi partilerden isimler ağırlayarak uzlaşmacı başkan algısı oluşturmaya çalışıyor.

Öyle ki İslam dininin asla kabul etmemesine rağmen bir caminin bahçesine bir dönem yapılmış büstü kaldırmak yerine, o büstü tamir edip yerine koyacağını haber yaptırıp bunu servis ediyor.

Amaca ulaşmak için sola da muhalefete de mavi boncuk dağıtmaya devam ediyor. Kolayını bulsa camilere Atatürk köşesi yapacak solculara ve Kemalistlere sevimli görünebilmek adına.

Oysa yönettiği belediye de tüm birimlere asla harcama yapmayın, satın alma yapmayın, para harcamayın talimatı veriliyor. Borç yükseliyor ve borçsuz belediye palavrası yerle yeksan oluyor.  Borcunu gizlemek için hiçbir hizmet için para harcamıyor.

İddiaya göre Osmangazi Meydanı için İller Bankası’ndan istenilen kredi henüz çıkmamış. Çok da çıkacakmış gibi görünmüyor.

Dündar’ın bu gayretini herkes görüyor. Alinur Aktaş’ı yıpratma politikasını ve düşmanımın düşmanı dostumdur yaklaşımını da. Bir hayal uğruna tüm değerler yerle yeksan oluyor.

Bir kez daha altını çizelim. Alinur Aktaş’ı hedef alan bu algılar ve operasyonlar tutmaz. AK Parti Genel Merkezi de Külliye de kimin ne için hangi adımı attığını net biliyor. Takip ediyor. Bu hesaplar hesap yapanı rezil etmekten başka bir işe yaramaz.

Bunun adı alçaklık!

Dün sosyal medyada iki paylaşım düştü önümüze. Biri Balıkesir diğeri Çanakkale’den.

Balıkesir sayfalarının birinde Balıkesir Naciye Kabakçı Anaokulu’nda çocuklara verilen bir boyama kağıdı konu ediliyor. Yunanistan ve Santorini adasının resmedildiği kağıdı boyamaları isteniyor anaokulu öğrencilerinden. Bol haçlı bol algılı bir resim kağıdı.

Yunanistan’da Türklere asimetrik baskılar devam ederken, üstelik bir gün bile Türk düşmanlığından vazgeçmemişken bu ülke, bizim çocuklarımıza Yunan ve Hıristiyanlık propagandası bu ülkenin öğretmenleri ve okulları aracılığı ile yapılamaz.

Daha 95 yıl önce Ege’de Marmara’da Yunan ordusunun işgal ettiği topraklarımızda zulm, tecavüz, insanlık dışı ne varsa yapan, ecdadımızı ayaklar altına almaya kalkan, kutsallarımıza saldıran Yunan’ın propagandasını yapan bir öğretmeni kabul edemeyiz, hazmedemeyiz.

Bu ülkede Yunan seviciliği, Ermeni seviciliği mevzuuna artık bir dur demek gerekiyor. Kimse bu millete, değerlerine inançlarını saldıranlara müsaade etmemeli. Ha ayyıldızlı bayrağımızı ayaklar altına almışsın ha Yunan ve haçla propaganda yapmışsın yok bir farkı. Milli Eğitim Bakanlığı bu duruma asla taviz vermemeli. Okul ve öğretmen hakkında gereken cezalandırmayı yapıp kamuoyuna açıklamalı.

İkinci fotoğraf Çanakkale’den. Çanakkale Savaşları’nda vatan topraklarını çiğnemeye, bu milleti yok etmeye kalkan İngilizlerdi. Onların askerlerine Anzak ismi veriliyordu. Çanakkale’de onca şehidin kanı İngilizler tarafından akıtılmamış gibi Çanakkale’nin orta yerinde bir otele Ancak ismi verilmiş. Utanmazlar.

Türke bu millete, bu vatana düşmanlık yapmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu nasıl bir zihniyet. O Çanakkale ki binlerce dramatik hikayesi, binlerce kahramanlık hikayesini taşır. Onca kahraman varken, onca değer varken Anzak ismini koyma basitliğini ve utancını nasıl kabul edebiliriz ki?

İlginizi Çekebilir

Türkiye günlerce bu olayı konuşmuştu: Susma hakkını kullandı

Aydın’ın Nazilli ilçesinde, pompalı tüfekle 5 kişiyi vurarak öldüren, 3 kişiyi de yaralayan Mustafa Duran’ın ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir