Haydar Baş ‘Milli Azınlık’ Hükümeti Kursun

Başlığı okuyanlar, binde bilmem şu kadar oy alan bir partinin hükümet kurmasından bahsetmemin olsa olsa bir şaka olduğunu, ‘Saadet partisi de koalisyonda yer alsın’ gibi gayri ciddi bir şey söylediğimi düşünebilir.

Lütfen öyle düşünmesinler.
Çünkü ben bunun seçmenin verdiği mesajlardan birisi olduğuna inanıyorum. Bunu nereden çıkarıyorum?
Bana göre MHP, CHP ve SP’ye verilen oylar Haydar Baş’ın partisi BTP’nin hakkıdır. Bu oylar yaklaşık olarak yüzde 45 civarındadır. Eğer Haydar Baş hakkı olan bu oyları alabilseydi tek başına hükümeti kurabilecekti.

Haydar Baş CHP ve MHP’nin vaad ettiği her şeyin daha fazlasını ve daha iyisini yapabileceğini sadece bir vaad olarak değil, bir proje, bir doktrin/ model olarak, bütüncül bir paradigma olarak ortaya koymuş (kendi ifadesi ile) ‘dünya çapında bir ilim adamı’dır. Üstelik O’nun bu vaadleri sadece vaad olmaktan öte ‘BRİCS Ülkeleri’ tarafından hal-i hazırda model olarak uygulanmaktadır.

Bu modelle Kadınlar çalışmadan 1500 tl maaş alacak, asgari ücret 5.000 tl olacak, ülkenin sahip olduğu bilmem kaç trilyon dolarlık maden rezervleri Milli ekonominin hizmetine sunularak halkın refahının/ alım gücünün yükseltilmesinde kullanılacak… (Sinyoraj hakkı) gibi.

Haydar Baş’ın siyasal görüşleri MHP, CHP ve SP’nin siyasal görüşlerinin neredeyse tamamını içermektedir. Ulusalcılık/ Milliyetçilik, Atatürk sevgisi.. vs CHP ve MHP’de olduğundan çok daha fazla, belirgin ve gerçektir.
Bu partiler ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sloganını içerde benimsetmekte zorlanırlarken  Haydar Baş deey Duma’da Rus parlementosunun üyelerine tekrarlatmış bir liderdir.
Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorunu konusunda da bu iki partinin, içeriğini kendilerinin bile bilmediği sözde projelerinden daha açık, anlaşılır bir perspektife sahip olduğu söylenebilir.

…..
Bunlar çoğaltılabilir.
Durum bu ise neden bu partilere oy verenler Haydar Baş’ın hakkını teslim edip oylarını vermiyorlar da gerçeklikle hiçbir bağı olmayan, gerçekleştireceklerine kendilerinin bile inanmadığı (anketler var) salt boş vaatten ibaret, ‘benim adım cemil, yaparım dediysem yaparım’ uslübu ile dillendirilen, ‘15 dakika anlat’ deseniz Erdoğan’a sövmeyecekse ‘Lal’ kalacak olan, ‘Valla evde unuttum, vardı bir şeyler ama hatırlamıyorum, yanıma almamışım’ ciddiyetsizliğinde, geçmişlerindeki başarısızlıkları ne yapabileceklerine değil, neyi asla yapamayacaklarına referanslar sunan,… çapsız partilere oy veriyorlar?

Cevap basit: ‘Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuza uyarız’

Bu açıdan bakıldığında Bu partiler açısından bir ‘seçim yapan’ ‘Seçmen Kitlesi’nden çok bir ‘Taban’dan söz etmek daha uygun olur.

 

Bu partilerin son seçimde aldıkları sonuç için şunu yazmıştım:

“MHP ve CHP için başarı ve başarısızlık yoktur. Ben onları siyasal parti olarak görmüyorum. Aşiret olarak görüyorum. Bu partilere oy vermek çok az istisnası olsa da atadan toruna geçen bir gelenektir/ töredir. Hiçbir şey yapmasalar da aynı oyu alırlar. Zaten hiçbir şey yapmıyorlar. Bir şey yapmalarını da kimse onlardan talep etmiyor.”

Seçimlerden hakkı olan sonucu alamayan Haydar hoca diyor ki:

“Bu seçimin mağlubu işçidir, memurdur, emeklidir. Ben onlara 5 bin lira asgari ücret verecektim.”

“Nasıl bir zihniyet ki batıla inanıyor, ecnebinin ikna ettiği insanlara inanıyor. Doğru konuşana, kendisine kaynak gösterene inanmıyor. Böyle bir yanlış olabilir mi? Biz yıllardır bunları anlatıyoruz. Sen nasıl olur da onların rüyasına uyarak bu haklardan mahrum oluyorsun!”

“TİYATRO MU OYNUYORUM” Seçim döneminde büyük ilgi gören vaatlerini hatırlatan Haydar Baş, “Biz her ev hanımına bin 500 lira maaş vereceğiz, dedik. Ben tiyatro mu oynuyorum! Ben dünya çapında bir ilim adamıyım.”

Peki ben Haydar Baş’a oy verdim mi?

Tabii ki ‘hayır’  Ama eğer CHP, MHP’ye oy verebilecek bir zihniyetim olsaydı, Haydar Baş’a oy verirdim. CHP ve MHP’nin sallamalarına karşı Hoca’nın projelerini tercih ederdim.

Şimdi tüm dünyaya ezilenlerin kurtuluş reçetesi ‘Milli Ekonomi modeli’ ile ‘Milli azınlık’ hükümetinin başbakanı  Prof. Dr. Haydar Baş’ın önderliğinde ‘ulusal tesbihi’ söyletme zamanı:

“Nee Mutli Turkuum diyene”

 

 

İlginizi Çekebilir

Başaramayacaklar!!!

Yakın tarihe baktığımızda Gezi olaylarından bugüne kadar geriye götürülmeye çalışılan bir Türkiye görüyoruz. Bir takım ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir