Hz. İbrahim’in Kurban Tekzibi:

(2010 yılında yazılmıştır)

“Kamuoyuna!

Yüzyıllardır gerek Yahudi ve Hıristiyanlar, gerekse Müslümanlar hakkımda gerçek olmayan, kişiliğimle bağdaşmayan magazinel kıssalar anlatmaktadırlar. Yaklaşan Kurban bayramı vesilesiyle de Müslüman hoca ve vaizlerin hakkımda gözyaşları içinde bu anlatımlara devam edeceklerini düşündüğümden aşağıdaki açıklamayı Ahmet Günaydın aracılığıyla yapmayı uygun görmüş bulunmaktayım.

  1. Kuran’ın Saffat süresinin 100. ayetinde de belirtildiği gibi, ben Rabbimden Salih /uyumlu bir erkek çocuk’ istedim. İddia edildiği gibi, onu kurban edeceğimi / boğazlayacağımı söylemedim. Keseceğim bir çocuğu neden isteyeyim ki?  Ayrıca o dönemde çocukların kurban edildiği de dayanaktan yoksun bir iddiadır.
  2. Oğlum benimle çalışacak (sa’y) çağa geldiğinde, (Saffat :101) gördüğüm bir rüyayı O’na anlatmıştım. O’na: “oğlum uykumda seni kestiğimi gördüm. Bir bak ne görüyorsun” dedim.  Arapça’da ‘fe’nzur ma za tera’: bir bak ne görüyorsun’/ ‘görüşün / yorumun nedir’ / ‘nasıl yorumluyorsun’ demektir.

Kısacası oğlumdan rüyamı yorumlamasını istedim.

  1. Oğlum da benim rüyamı yorumladı. Ve bana endişelenecek bir şey olmadığını, ’emrolunduğum şeyi yapmam’ı söyledi. Benim emrolunduğum şey aslında üstlendiğim misyondur. Üzerime aldığım görevdir. Oğlumu kesmek benim emrolunduğum şey değildir. Emrolunduğum şeyin oğlumu kesmek olduğu düşüncesi Allah’ı gerektiği gibi takdir edememektir, uydurmadır, magazindir.
  2. Oğlum aynı zamanda yumuşak huylu (Halim) ve uyumlu olduğu için bu konuda bana zorluk çıkarmayacağının, kendi babamın ve toplumunun karşıma dikildiği gibi karşıma dikilmeyeceğinin, devamlı arkamda olacağının  ve de inşaallah bu konudaki zorluklara dayanacağının taahhüdünü vermiştir. Vaktiyle babamın ve toplumunun tabularını yıkmış, atalarından tevarüs ettikleri kutsal törelerine karşı çıkmıştım. Onların şiddetli tepkisi üzerine de onlardan ayrılmış, onları Kurban/ feda etmiştim. Gördüğüm rüya oğlum söz konusu olduğunda nasıl bir seçim yapacağımın testiydi.

Kuran’ın Tevbe süresinin 24. ayetinde herkesin bu kişilik savaşında neleri feda edebileceği ile bir anlamda sınanabileceği vurgulanır.

Oğlum, onunla sınanmam durumunda beni Allah ile evladı arasında bir ikilemde bırakmayacağının ve misyonumu yerine getirmekte bana destek olacağının taahhüdünü vermiştir.

  1. İkimiz de teslim olduk (103) aslında Oğlum da bana katıldı. Ve ben oğlumu yukarıya zirveye, en başa çıkardım (ve telle hu li-l-cebin). ‘Telle’ arapçada  bir şeyi yukarıya uzatmak demek iken hikayedeki ‘telle’ magazinel anlatıma uygun olarak tahrif edilip ‘ alnı üzere yere yatırdı’ anlamı dayatılmıştır.

Rüyama yaptığı doğru yorum ve açık desteğini duyunca oğlumu alnından öptüm ve başımın üzerine çıkardım. Siz olsaydınız güzel bir yorum yapan oğlunuzu taşı bile kesen bir BURSA BIÇAĞI  (gizli reklam) kesmeye gider misiniz?

ahmet günaydın (1)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Üstelik O’na ‘hade ormana gidelim odun keseceğiz’ diye yalan söyler misiniz? Bir peygambere yalan söylemeyi nasıl yakıştırabilirsiniz

Ayrıca bu hikayede Şeytan’a biçilen ‘Meczup bir adamın cinnetine engel olmak için çırpınma’ rolü oldukça ironiktir. Güya Şeytan beni, oğlumu, annesini ikna turları yapıyor.

Böyle bir şeytan avukatlığını olsa olsa dini magazinleştirip gerçeklikten koparan vaiz lobisinin vaizleri yapabilir diye düşünüyorum.

  1. Rabbim bana rüyayı doğruladığımı söyleyerek seslendi evet. Bu hikayeyi magazin eklentilerden uzak bir şekilde anlamaya çalışanlardan bazıları; ‘Hz. İbrahim rüyayı gerçek hayatta uygulamaya kalktı’ diye yorumluyorlar. Olacak şey mi bu? Beni tanımıyor musunuız? Ben ki her şeyin sebebini mantığını sorgulamayı ilke edinen bir adamım. Rüyanın aynen gerçekleştirilmeyeceğini anlayamayacak, rüyada gördüğünü ertesi gün uygulamaya geçirecek bir şizofren mi sandınız? Bir şeyi doğrulamak gerçek hayattaki karşılığını bulmak demektir. Benim yaptığım da her insanın yaptığı şeydir. Rüyamın doğru tevilini yapmak.
  2. Rabbim beni  o zamana kadar ki fedakarlığım dolayısıyla büyük bir kurban geleneğiyle fidyelendirdi. Benim aranızda anılmamı sağladı. Maalesef bunu da yanlış anladınız. Bu fidyeyi de bir hayvan boğazlamaya indirgediniz. Halbuki o tüm gemileri yakabilme, ve hiçbir şeyin hakk yolda ayakbağı olmasına izin vermeme duruşudur (Hanif: Özgür)

Benim güçlü kişiliğimi magazinnel uydurma anlatımlarla gölgelemeye çalışan bu magazinci/ kıssacılara itibar etmeyin. Ben Hakkı/ gerçeği keşfedip, bunun arkasında ne pahasına olursa olsun duran bir adam olarak yaşadım. Lütfen hakkımda anlatılanları bu kişiliğim çerçevesinde değerlendiriniz.

Kamuoyuna duyurulur.”

(İbrahim Halilullah. Ziraate elverişsiz vadi. Bekke.)

İyi Bayramlar dilerim.

İlginizi Çekebilir

PKK Avrupa ve ABD’yi terörle korkutuyor

Türkiye’nin terör örgütlerine karşı başlattığı operasyon ABD ve Avrupa’da korku yarattı. Bu korkunun nedenini açıklayayım; ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir