İyilik tehlikelidir !

“İnsanlar, doğru yoldaki bir kimsenin düşmesinden çoğu kez zevk alır” demiş üstad Dostoyevski… Kur’an-ı Kerim, münafıkların içinde bulundukları hali tasvir ederken, müminlerin de kendileri gibi ‘bağnaz’/kafir olmalarını istemelerini ‘onlarla bir/aynı olmanızı istediler…” (Kur’an: 4/89) şeklinde açıklamaktadır.

Kötülüğün, bozuk karakter sahibi olmanın, Ahlaksızlığın alternatifinin olamayacağının, başka türlüsünün mümkün olamayacağının teslim edilmesi onlar için çok önemlidir.

Maun süresinde de değinilen bu karakter sahipleri, ‘Yetime karşı duyarsız olmak ve yoksulu doyurmaya yanaşmamak’ gibi iyilikten geri kalmakla yetinmeyip, başkasının da yapacağı en küçük bir iyiliğe engel olmaya varan bir ‘Mennain lil hayr’ (güçlü bir şekilde hayra engel olma) hali içindedirler.

Daha Kur’an’ın ilk inen ayetlerinden Kalem süresinin 10-14. ayetlerinde kesinlikle uzak durulması gereken bir ‘karakter grubu’ vardır.

“Çok yemin eden, aşağılık… (dış referanslarla var olabilen değersiz)

Karalayıcı, haber getirip götüren… (laf taşıyan/ dedikoducu/ kulisçi/ manipülatör)

Hayra/ iyiye şiddetle engel olan, düşman/saldırgan, günahkar…

Bayağı ve bütün bunlardan sonra sicili bozuk… (nesebi gayri sahih/ kökü- ilişkileri bozuk/ ne idüğü belirsiz)

olanlara sakın itaat etme/ papuç bırakma…”

Bu ayetler ‘Aktif iyi’liği misyon edinmiş ‘Büyük bir ahlak sahibi’ olan herkesin- özelde El’Emin olan Allah resulünün karşısında bulacağı genel bozuk karakterleri en başından önümüze koymaktadır. Bu bozuk karakterlerin hangi yöntemleri kullanacaklarının da ipuçları verilmektedir.

Bu karakterlerin ve yöntemlerinin günümüz dünyasında neye/ kime tekabül ettiklerini anlamak zor değildir. Bunların tüm mücadelesi ‘Kötü olandan başka bir şeyin mümkün olabilme ihtimalinin akla gelmesine engel olmaktır. İyiliğin mümkün olması, çıtanın, onların asla ulaşamayacakları bir noktaya yükselmesi demektir. İyilik çıtasının yükselmesine asla tahammülleri yoktur. Kafirliklerinin/ bağnazlıklarının/ statükoculuklarının asıl sebebi de budur.

1990’ların ortaları, Bosna küresel bir tiyatro sahnesinde Müslüman Boşnakların ırkçı Sırplar tarafından soykırıma tabi tutuldukları ve batılıların seyirci kaldıkları hatta yer yer de Sırpları destekledikleri bir dönemdir. O dönemde Müslüman Boşnaklara yardım etmek için her türlü şartları zorlayan ve Müslüman direnişini örgütleyen/ finanse eden, bir süre sonra da TC Başbakanı olan Necmettin Erbakan hocaya yaptıklarını burada anmak isterim. Necmettin Erbakan hocanın Bosna’da ve ülkede yaptıkları o kadar zülf-ü yare dokunmuş ki, başka bir deyişle İyiliğin çıtasını o kadar yükseltmiş ki, kalem süresinde tasvir edilen karakterleri ve onların hocaefendilerini, O’nu tam da yaptığı iyi şeyler üzerinden vurmaya ve yaptıklarını unutturacak hamlelere yönelmeye itmiştir. Öyle ki Erbakan’ın cüretini bir daha hiç kimse göstermesin ve çıta ile oynamaya kalkmasın.

Sen misin Müslüman ümmetten para toplayıp Bosna’da küresel şeytanlara inat operasyon yapmaya kalkan…

Sen misin ‘Büyüük Türkiye gibi laflar eden…

Sen misin dünyanın tanrılarına ayak bağı olmaya kalkan…

Sen misin Paranın tanrılarına ‘rantiyeci’ yaftası ile doğal hakları bellediklerini ayaktakımı halklarına vermeye kalkan…

Sen misin…

Sen misin…

Rahmetli Erbakan’ı profesyonel hayra engelleyicileri marifetiyle ‘Bosna Paralarını çalan bir hırsız’ yaftası ile yaftaladılar. Şüphesiz bu yaftayı seçmeleri bilinçsiz bir tercih değildir. Bosna’da yaptıklarını karalamak hayati önemi haizdir. Bunu yaparak üç hedefe birden ulaşmış oldular:

1. Böyle bir iyilik hareketini ve direnişi olmamış durumuna düşürmek.

2. ‘Evet bir aşağılık ahlaksızlarız, Ama o da hırsızdı’ algısını desteklemek.

3. ‘İyi olmak mümkün değildir ve olmayacaktır, Bir daha asla denemeyin’ demek.

Son dönemlerde Ensar vakfının üzerine ‘Tecavüzcü vakıf’ yaftasını giydirmeye çalışanların kaygılarını da aynı bağlamda değerlendiriyorum.

Küresel şeytanların kulu olmadan ‘iyilik hareketi’ olmaya kalkmak büyük bir cürettir. Siz de bizim gibi Küresel şeytanların iti-köpeği- tetikçisi olmalısınız ki ‘Eşitler olalım’

Biz ahlaksız isek herkes ahlaksız olmalıdır.

İlginizi Çekebilir

Uludağ tamam da diğerleri nerede?

Maddi anlamda zor bir süreçten geçen Bursaspor’da sponsorluk çalışmaları devam ediyor. Futbol kulübüne de verdiği ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir