Kanlı mı kansız mı?

Kılıçdaroğlu’nun söylediği; “Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden gerçekleştiremezsiniz” sözünü tehdit olarak değerlendirip tepki gösterenler yanılıyorlar. Kılıçdaroğlu doğruyu söylüyor. Ve vakıa O’nun söylediği şekilde cereyan etmektedir.

Neredeyse bir yıla yakındır Türkiye’de ‘Seni Başkan Yaptırmayacağız’ ile başlatılan bir kan akıtma süreci var. Bu süreci başlatan, sürdüren ve destekleyenler ile Kılıçdaroğlu’na bu sözleri söyletenler/ tehditleri yaptıranlar aynı çevrelerdir.

Bu kan akıtma sürecinde 4500 kadar PKK’lı teröristin ve 450 güvenlik görevlisinin kanı akmıştır. Ve hala da akmaktadır. Belli ki bundan sonra da akmaya devam edecektir. Şehirlerdeki sald8rılarda akan masum sivil kanı bu sayıların dışındadır.

Kılıçdaroğlu’na bu sözleri söyleten, PKK teröristlerine bu kan akıtma ihalesini veren kimlerdir?

Sevgili dostum Kerem Yılmaz, Cumhuriyetin, ‘Alman yanlısı Selanikli masonik paşalar ile İngiliz yanlısı Manastırlı masonik paşaların güç mücadelesinde; daha güçlü olan Alman yanlısı paşaların yaptığı/yaptırıldığı hatalar neticesinde HİLAFETİN kaldırılması şartı ile İngiliz yanlısı paşalara devredilen yönetimin adı’ olduğunu yazmıştır.

Bu Cumhuriyeti parlementer bir sistem görüntüsü vererek bir ‘bürokratik oligarşi’ olarak kurgulayan ve bu sistemin başına ‘bölge valisi’ ya da ‘şefi’ olmaktan öteye bir konumun/insiyatifin peşine düşmeyecek lider görünümlü kuklalar yerleştirme oyununa da demokratik seçim adını koymuşlardır.

Çok iddialı konuşmak istemem ama bu kukla liderlerin büyük bir çoğunluğu kendilerine biçilen bölge valisi/ şefi rolünün ötesine geçmeye kalkmışlardır. Buna karşın da paralel İsmetler ve bürokrasi ile derdest edilmişlerdir

Bunlardan haddini çok fazla aşan veya aşma eğilimi gösterenler de kan akıtılarak derdest edilmişlerdir.

Bu derdest operasyonlarında şimdilerde  Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu CHP ciddi roller üstlenmiştir. CHP sözcüsünün ağzından çıkan ‘Son CHP’li hayatta olduğu müddetçe’ ifadesi yüklenilen misyonun ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaya yeter.

Daha önce bu köşede yazdığım ‘Kürt Memo kimin/ neyin nöbetini tutuyor’ yazımda da vurguladığım gibi Kürt Memo tam olarak bu ülke halklarının burada ‘kendilerine ait gerçek bir devlet kurma cüretlerini engellemenin nöbetini’ tutuyorlar. Ve bunun için ölüyorlar.

Sorun şu ki bir süredir CHP asıl misyonunu unutmuş ve kan akıtma konusunda Kürt kasaplarını yalnız bırakmıştır. Anlaşılan o ki, yükselen itirazlar, sonunda karşılığını bulmuş, CHP de kan akıtma sürecinde safları sıklaştırma noktasına gelmiştir.

Rahmetli Erbakan’ın sorduğu; ‘Milli görüşe geçiş kanlı mı olacak, kansız mı olacak’ sorusu cevabını bulmuştur.

Milli görüş; buranın, burada yaşayan halka ait olması ve burada self determinasyon hakkına sahip olmaları’ görüşüdür. Oyun kurucu küresel egemenler buranın halkına güvenmemeyi çok iyi öğrenmişe, derslerini almışa benziyorlar. Bura halkının da onlara karşı gadrını almış olarak beklediğini söylemek mümkündür.

Hem de hiç olmadığı kadar…

Bu durumda Kılıçdaroğlu’nun sözleri tehditten çok vakıanın tespiti sayılmalıdır.

Öyleyse gazamız mübarek olsun.

 

İlginizi Çekebilir

Bursaspor Basketbol herkese örnek oluyor

Frutti Extra Bursaspor, önceki gün karşılaştığı Pınar Karşıyaka maçını 77-85 kaybetti. Normalde kaybeden takımdan çok ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir