Kimin Eksenindensiniz?

 

Çocukluğumuzda gittiğimiz Kur’an kurslarında bize öğretilen bir şey vardı. Hoca bize, ‘Kimin ümmetindensin?’ diye sorduğunda ‘Hz. Muhammed’in ümmetindenim’, hoca, ‘Kimin milletindensin?’ diye sorduğunda da, ‘Hz. İbrahim’in Milletindenim’ derdik. Millet kavramının ‘halk’ ya da ‘kavim’ kavramlarından daha derin bir anlamı olduğunu o zamanlardan öğrenmiştik/ ezberlemiştik.
Daha sonra da bu kavrama ‘Din’ anlamını yükleyenleri ve İbrahim’in Milleti’nin İbrahim’in dini’ olarak anlaşılması gerektiğini söyleyenleri okuduk. Bir süre önce ‘Millet’ kavramının ‘Çizgi’ ‘Eksen’ ya da ‘Paradigma’ gibi anlamları olduğunu keşfettim. Kur’an’da ‘babanız İbrahim’in Milletine uyun’ ayeti de ‘babanız İbrahim’in Ekseninde yürüyün/ babanız İbrahim’in çizgisini örnek alın’ anlamına geliyordu.

12 Eylül 1980 darbecilerinin zorunlu hale getirdiği Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin ’Genel Amaçlar’ından bir tanesi şu idi:

“Mutlaka dini aynı olan milletlerle her zaman iyi ilişkiler içinde bulunulamayacağı, buna rağmen dini ayrı olan milletlerle de iyi niyet ve dostluk ilişkileri içinde bulunulabileceği zihniyeti kazandırılacaktır.”

Sanki inadına şu söyleniyordu: “Tamam, siz bu insanlarla aynı dinden olun, ama aynı eksene girmeyin sakın” Hocalarına da: “Çocukları ‘Din kardeşliği’ ‘İslam birliği’ gibi enternasyonel hayal ve fitnelerden uzak tutun’, ‘Yüz yıldır kıblemizi batıya çevirmiş olmamıza rağmen hala yüzü doğuya dönük olan ‘Mürteci’lere ‘Müslüman sen de dön’ deyin’ diyorlardı özetle.

Bizim gibi ülkelerde tüm darbeler/ ihtilaller/ muhtıralar/ kumpaslar kaymış ya da kaymakta olan eksenin yeniden ikamesi için yapılmaktadır. Askeri- sivil fark etmez. 1980’de ve 28 şubatta yapılan darbelerde ihtilalci Paşalar tüm resmi/ gayri resmi din temsilcilerine, tarikatlara, cemaatlere.. vs: “Yahu hocalar, şu dindar- Müslüman kitleyi bir türlü ‘Eksen’e sokamıyoruz. Sizi dinlerler. Ne yapın edin de bari bunların çocuklarını ‘Eksen’e sokun. Zihniyetlerini değiştiriverin. Beyinlerini yıkayın” demiş oldular. Bu çevrelerin birçoğu küresel terörist egemenlerin temsilcisi olan bu darbecilerle işbirliği yapmış ve yardakçısı oldukları ‘Eksen’in başında nöbet tutmuşlardır. Gönüllü kölesi oldukları bu küresel eksene girmeyenleri ihbar etmeyi varlık sebebi bellemişlerdir.

Öte yandan her şey onların istedikleri/ bekledikleri gibi de gitmedi. Yetişen nesil, kendisi dayatılan küresel eksene girmeyi reddettiği gibi, tüm büyük- küçük darbe/ isyan girişimlerine rağmen ne yapıp edip devletin de eksenini kaydırmış ya da kaydırayazmış durumdadır. Bu neslin temsilcisi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan içerde ve dışarıda ‘Tek Millet’ (Tek Eksen) vurgusunu bağırarak söylemekte, ve bu eksenin küresel ölçekte var olmaya ve genişlemeye devam edeceğini deklere etmekten kaçınmamaktadır.
Buradan bakıldığında Ak Partili Ömer Çelik’in geçtiğimiz hafta ‘İsrail devletinin ve halkının Türkiye’nin dostu olduğunu’ söylemesine tepki göstermekte haklıyız. ‘İsrail devleti’nin Türkiye’nin dostu olduğunu söylemek abartılı bir söylemdir. ‘Dost ve kardeş İsrail halkı ve devleti’ söylemleri bana geçmişte Tansu Çiller gibi, mesut Yılmaz gibi politikacıları hatırlatmaktadır. Evet, onlar İsrail ile aynı dinden olmasalar da aynı eksenden/ millettendirler. Tıpkı Fethullah’ın ve ekibinin ve daha nicelerinin Müslüman olmasına rağmen İbrahim’in milletinden olamaması gibi.
Bir konferansı esnasında kendisine çemkiren bir Yahudi dinleyicisine: “..Annem de babam da Varşova Getto Ayaklanması’nda yer aldı. Ve benim iki kardeşimle beraber anne ve babamdan net bir şekilde öğrendiğim şey ise İsrail’in Filistin’e karşı yürüttüğü katliamlara sessiz kalamayacağımdır. Ve hiçbir şey geçmişteki acıları bahane ederek bugün katliam yapmaktan, zalimleşmekten, Filistinlilerin evini yıkmaktan ve İsrail’in bilfiil işlediği suçları meşru göstermekten daha adice ve mide bulandırıcı olamaz. Bu yüzden artık gözyaşları ile susturulmayı reddediyorum. Azıcık kalbiniz olsa şuanda Filistinliler için ağlıyor olurdunuz, yalanlar için değil..” diyen Yahudi profesör Finkelstein ile aynı eksenden olabilirim, ama İsrail’in yardakçısı maskot hoca bozuntusu ile asla aynı eksenden olamam.

Unutmayın, Dinimizi kendimiz seçemeyebiliriz, ama eksenimizi kendimiz seçeriz.

* Sevgili Nezir Asaroğlu dostumun babası Şahin Asaroğlu hocamıza Allah’tan rahmet ve mağfiret, geride bıraktıklarına sabır ve metanet diliyorum.

İlginizi Çekebilir

Uludağ tamam da diğerleri nerede?

Maddi anlamda zor bir süreçten geçen Bursaspor’da sponsorluk çalışmaları devam ediyor. Futbol kulübüne de verdiği ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir