Mahallemizin MazlumDer’i

Mazlum Der’in;

“HDP’ de Üç milletvekili üyesi olan, 13 yıldır iktidarda olan Ak Parti ile aynı sosyolojik tabanına dayanan ve de barışa emek vermiş olan derneğimizin 2.5 yıllık çatışmasızlıktan sonra yeniden silahlı çatışmaların başlaması sonrasında ‘İki taraf arasında Adaletli bir barışı sağlamak’ gibi bir misyon ve sorumlulukla aşağıdaki değerlendirmeleri yapmayı uygun görüyoruz.
13 yıllık Ak Parti iktidarının, devletin yüz yıllık redd, inkar ve asimilasyon politikalarını  değiştirmek, 30 yıldır, başlatmadığı savaşın ve ölümlerin durması için iç ve dış derin güçlerle amansız ve kararlı bir mücadele verdiğini ve bu konuda oldukça olumlu mesafe kat ettiğini teslim ediyoruz.

Ak Parti ile PKK/KCK ve onların siyasal uzantısı olan örgütler arasında çeşitli iniş çıkışlar yaşayan barış müzakereleri Öcalan’ın nevruz konuşmalarında ilan ettiği gibi mutlak bir çatışmasızlık ve silahların bırakılması aşamasına gelmiştir.

HDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesindeki ‘Türk Kürt kardeştir, Erdoğan kalleştir’ ‘AKP CHP’den daha çok zarar vermiştir’ gibi söylemlere varacak kadar Mutlak bir ‘Erdoğan düşmanlığı’ noktasında konumlanması, kurduğu ittifaklar, Buna karşın Erdoğan ve Ak Parti sözcülerinin HDP karşıtı söylemleri barış masasının tarafları arasında iletişimin kopma noktasına gelmesine sebep olmuştur. Ancak Her iki taraf ta çatışmasızlık sürecini sürdürmüşlerdir.

PKK, Öcalan’ın nevruzda ilan ettiği gibi, silah bırakmak için kongreye gitme çağrısı yapmak yerine, devletlin baraj, yol ve kalekol yapmasının ateşkesi fiilen bitirdiği ve misilleme yapılacağını açıklamış, misilleme olarak ta iş makineleri yakmış, yol kesme eylemleri yaparak fiilen ateşkesi bozmuştur..Ayrıca bu eylemler HDP’nin eşbaşkanı tarafından da ‘gerillanın geçiş yolları kapanıyor, askeri baraj yapılıyor’ gibi gerekçelerle haklı bulunmuştur.

PKK’nın dağ kadrosu yöneticileri bununla da kalmamış, halkı silahlanmaya çağırmış, aynı günlerde HDP’li Yüksekdağ da‘sırtlarını dağdakilere dayadıklarını’ açıklamıştır. Devamında da ‘devrimci halk savaşı’ diye tanımladıkları savaşın başladığını duyurmuşlardır.
Vahşi Süruç saldırısı bu açıklama ve eylemleri takip eden günlerde meydana geldi. HDP eşbaşkanı delili olmasa da saldırıyı Erdoğan’a bağlı bir kontra örgütünün yaptığını açıklamış ve halkı kendi özsavunmasını yapmaya çağırmıştır. Takip eden günlerde PKK Süruç saldırısına misilleme olarak evlerinde uyuyan genç polisleri, trafik polisini, babası ile telefon konuşması yapan sivil astsubayı, eşi ile seyahat eden binbaşıyı.. vs öldürmüş, yanısıra bir çok yol kesme, araç yakma, adam kaçırma eylemi düzenleyerek sahiplenmiştir. Bu eylemler HDP lideri tarafından ‘kirli’ diye nitelendirilmesine rağmen daha sonradan ‘kirli ifadesi yalanlanmıştır.
Hükümet bütün bu saldırıların ardından PKK’nın içerde ve dışarıdaki kamplarına havadan ve karadan operasyonlar düzenlemiş ve tek taraflı saldırılar maalesef çift taraflı çatışmalara dönüşmüştür. Hükümetin operasyonlarının ardından HDP’nin ‘Sırtını dağa dayayan’ ‘Devrimci halk savaşı’ çağrıları yapan sözcüleri ‘Barış, illa da barış’ söylemlerine dönmüşlerdir.
Bütün bu saydığımız gelişmeler her iki taraf ile de ilişkisi olan ve Barış için emek veren, gençlerin ölümünü önlemeyi misyon edinen bizleri derinden yaralamış, emeğimizin heba esildiği düşüncesine sevk etmiştir. Bir yandan da barışı yeniden tesis etmek için neler yapabileceğimizi düşünmeye, aramaya yöneltmiştir.

Öncelikle, HDP Süruç saldırısı öncesinde polisin arama yapmasını engelledikleri halde gerekli tedbirleri almadığını ve Kobane aktivistlerinin can güvenliğini tehlikeye attığını ve kendi sorumluluğunu örtmek için başkalarına saldırmakta hata ettiğini, sorumluluğunu kamuoyu önünde paylaşmadığı için de sonraki olup biten çatışmalara mahal verdiğini kamuoyu önünde deklere ederek özeleştiri yapmalıdır. Ölen genç mazlumların ailelerinden özür dilemelidir.
Yine HDP ve Lideri, Süruç saldırısının failleri ile ilgili yaptıkları açıklamaların sorumsuzca  ve yalan olmasından dolayı da kamuoyunu yanılttıkları için özür dilemelidir.
Kürt ve Türk gençlerini dış güçlerin Erdoğan’a Ortadoğu’da politika dayatması, içlerine sızan Fethullah ajanlarının hile ve desiseleri, Tarihin çöplüğüne çoktan atılmış, nereden güdüldükleri belirsiz, marjinal solcuların kategorik kin, nefret ve kibri ve  ‘devrimci halk savaşı’ fantezileri uğruna ‘Kurban’ eden KCK/ PKK yöneticileri ve onların işbirlikçileri Kürt Siyasal hareketinden dışlanmalı ve büyük bir özür kampanyasına başlamalıdırlar. Barışı barışın düşmanlarına az bir menfaat karşılığında satanlar tüm halkların ve insanlığın düşmanları olarak kesin bir dille dışlanmalıdırlar.
Büyük emeklerle barışa olan desteği yüzde 70’lere çıkmış olan halkın, devletin operasyonlara yüzde 90’larda destek olacak hale getirilmesine sebep olanlar kamuoyunun ikna olacağı biçimde derhal cezalandırılmalıdır.
Hükümet kanadını da operasyonlarda sivil halka zarar vermemesi, sokak eylemlerinde şiddete başvurmayan göstericilere karşı şiddet uygulanmaması, halkı terörize edecek tutum ve davranışlardan uzak durması, bölgeyi güvenlik kuvvetleri için sürgün yeri olarak kullanmaması, barış masasının yeniden tesisi için yapıcı bir tutum içinde olması, Akan kanın ve çatışmaların durması için bölge halkının temsilcileri ile sürekli temas halinde olması, gerilimi artıracak bir dil ve uslüp kullanmaması, 90’lı yılların söylem ve uygulamalarını andıracak davranışlardan dikkatle uzak durması konularında uyarıyoruz.

Bütün bu özür ve özeleştirilerden ve sorumluların cezalandırılmasından sonra barışa inanan ve destekleyenlerin sesinin tekrar yükseleceğine inanıyor ve barışın tesisi için yeniden bütün gücümüzle, 30 yıllık savaşın ve çatışmanın ızdırabını çekenlerle birlikte çalışacağımızı, Barışa ve kardeşliğe verdiğimiz emeğin ‘savaş budalası işbirlikçiler’ tarafından heba edilmesine  seyirci kalmayacağımızı beyan ediyoruz.
ÊDÎ BISEKININ!   Mazlum Der genel Merkezi” şeklinde bir açıklama yapmasını beklerdim.

 

 

İlginizi Çekebilir

Uludağ tamam da diğerleri nerede?

Maddi anlamda zor bir süreçten geçen Bursaspor’da sponsorluk çalışmaları devam ediyor. Futbol kulübüne de verdiği ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir