PKK Avrupa ve ABD’yi terörle korkutuyor

Türkiye’nin terör örgütlerine karşı başlattığı operasyon ABD ve Avrupa’da korku yarattı. Bu korkunun nedenini açıklayayım;

PKK onları memleketlerinde terör yapmakla tehdit ediyor.

İş bu kadar basit. Ancak, buna yol açanlar da kendileri elbet. PKK’ya bir Kürt devleti vaat edenler onlar çünkü.

Donald Trump bunu açıkça ifade etti bile. Gerçi bu iş için Obama’yı suçladı ama nihayetinde doğru. Aslında söz 2003 senesinde, beki de biraz daha önce verilmişti Bush tarafından. ABD derin devleti zaten bu mealde çalışmalarını sürdürüyordu. Fransa ve İngiltere ile birlikte başta Belçika olmak üzere diğer Avrupa devletlerinin de bu yöndeki çabaları sır değil zaten.

Lobicilik faaliyetini yürütecek zekâ ve yeterliliğe sahip olmayan PKK bildiği ve anladığı tek silahı kullanıyor bunları yanına çekmek için. Bunlar da başlarda Türkiye üzerinde kontrolü sağlamak için destek verdiler. PKK’yı kullandılar ve hâlâ kullanmaya devam ediyorlar. Terörist olduklarını bile bile…

Ateşle oynayanın eli yanar eninde sonunda. Yaptıkları yanlışın ceremesini çekecekler elbet. Ne var ki, bunlar kaypak davranışlarını sürdürdükçe işler değişiyor.

DEAŞ’a karşı kullandıklarını söyleyen bu guruplar, adı ister YPG olsun ister PKK bunlar teröristlerdir. Teröre karşı mücadele adı altında teröristle işbirliği yapmanın adı bellidir. Teröriste destek veren de teröristtir.

Türkiye düşmanlarının bu seviyeye düşmüş olması çok alçaldıklarını gösterir.

Türkiye teröre karşı mücadele verirken bunların teröristleri destekleyen davranışları ve eylemleri vahimdir.

Brooking Enstitüsü araştırmacılarından Amanda Sloat’ın Washington Post gazetesinde yer alan makalesindeki, “2014’te Obama döneminde başladığından bu yana Suriyeli Kürtlerin bir grubu olan YPG’ye yardım etme politikası, bir saatli bomba gibi.” Sözleri de bu görüşümüzü destekler.

Dün itibariyle bütün İngiliz radyo ve televizyonları PKK’nın sesi gibi yayın yapmaya başladı. PKK’nın tamamıyla mesnetsiz iftiralarına yer verdiler sürekli. Çünkü teröristler panik halinde destek arıyor ve bunları “Bize destek sözü verdiniz. Destekleyin yoksa sizin memleketlerinizde de terör yaratırız.” Diye tehdit ediyorlardı.

ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki yoğun baskı nedeniyle bir öyle bir böyle konuşuyor. Nalına mıhına kabilinden… Bir an durumu çok iyi anlıyor ve o mealde açıklama yapıyor. Ardından yoğun baskı geliyor ve zıt konuşuyor.

Örneğin “Türkiye olmasaydı milyonlarca Suriyeli dünyaya dağılacaktı. Türkler aynı bizim gibi DAEŞ’lilerin serbest kalmasını istemiyorlar.” Şeklindeki açıklaması bizi anladığını gösterirken, “Ekonomilerini mahvederim.” Açıklaması da tam zıddı bir tablo çiziyor.

Türk ve Türkiye düşmanı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham aynı görüşü paylaştığı Demokrat Senatör Chris Van Hollen ile birlikte bir yasa tasarısı hazırlıyor. Utanmazca ve büyük düşmanlık içindeki bu tasarıda Buna göre, yaptırım paketinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile bazı bakanlara yaptırımdan tutun da ürkiye’nin Suriye’deki operasyonlarını 90 gün içerisinde durdurmaması halinde askeri ve ticari sektörlerine de ağır yaptırım uygulanması öngörülüyor. Araya S-400 ler ile ilgili yaptırımlar da sıkıştırılmış.

Amaç Türkiye’ye boyun eğdirmek.

İşin ilginci tasarının üçte iki çoğunlukla geçmesi halinde Donald Trump’ın veto yetkisi de bulunmuyor.

Finlandiya’da kendi çapında bu furyaya katıldı. Finlandiya Başbakanı Rinne kendini fasulye gibi nimetten sayarak, “Hükümet, Türkiye’ye veya savaşa katılan diğer ülkelere yeni silah ihracat lisansı vermeyecek.” Açıklaması yaptı.

Peki bizim cephemizde neler mi oluyor?

Fırat’ın doğusunda yiğitler teröristlere dünyayı dar ediyor…

Kervan yürüyor…

 

İlginizi Çekebilir

Bursa organ bağışında zirvede

Organ bağışında liderliği 8 yıldır elinde bulunduran Bursa bölgesinin bu başarısında emeği geçenler ödüllendirildi. Bursa ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir