‘Radikal Empati’*

Türkiye devletinin Suriyeli muhacirlere vatandaşlık hakkı vermeye niyetlenmesi üzerine tartışmalar ve hatta eylemler yapılıyor bu günlerde. Nüfusunun yarısından fazlası son 100 yılda muhacirlerden oluşan ve başka ülkelere muhacir gönderen bir halkın çocukları benim gözlemime göre hiç de iyi bir sınav vermemektedir. Ayrıca bölgeler arası gelişme farklılıklarından kaynaklı içgöçü de sayarsak belki de ülkede doğduğu yerde ömrünü tamamlayanların oranı yüze 5’ lere kadar düşer.

Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ve ömrü boyunca Medine’li Ensar’ın, Mekke’li Muhacirlerle her şeylerini paylaştıkları ve kardeş belledikleri güzellemeleri ile büyümüş bir halkın çocuklarının bu durumu ibretlik bir durumdur.

Benim kısa ömrüm süresince Bursa’da tanık olduğum iki tane kitlesel göç/ hicret olayı yaşandı. Birisi 1989 yılında Bulgaristan’da gördükleri zulümden dolayı büyük bir kısmı Bursa’ya yerleşen Bulgar Türk göçmenleri, Diğeri de Ahıska Türk göçmenleri…
Her iki göçte de homurdananlar, kötü/ yalan dedikodular yapanlar çıkmıştı ama onları kabullenmeleri çok uzun sürmedi. Hatırlarım, Bursa’da eski halin olduğu bölgede evlere, tarlalara temizliğe gitmek için bekleyen mavi gömlekli muhacir kadınlarının fuhuş yapmaya gittiklerini, ahlakı bozduklarını söyleyenler çıkmıştı. Oysa onlar çok çalışmaya, hep çalışmaya ve kendi ifadeleri ile ‘kahretmemeye’ (komplekssiz çalışma) kodlanmış eğitimli ve meslek sahibi insanlardı. Keza Ahıska Türkleri de öyle…

İlk geldiklerinde içlerinden dilenenleri de çıktı, devletin ve sivil toplumdan destek alanlar olduysa da bugün bu insanlar fabrikalar kurmuş, işçi çalıştıran, çocuklarına iyi eğitim vermek için çabalayan insanlar olup çıkmışlardır.

Gel gör ki kendileri de muhacir olan bu insanlar Suriye’den canını kurtarmak için kaçmak zorunda kalan halklara üstten bakabiliyor, haklarında olmadık dedikodular yapabiliyor ve kendilerine verilen hakların onlara verilmesine karşı çıkabiliyorlar.

Behlül Bera hocamın dediği gibi: ”Bu ülkenin yarısı muhacir, ama tamamı artist”

Suriye’li muhacirlere karşı olumsuz bakışta kendini ‘Avrupalı’ sayıp Suriye’yi üçüncü dünya ülkesi görme kompleksinin de etkili olduğunu söylemek isterim. Böyle yaparak kendini ‘Avrupalı’ sanabiliyor.

Neredeyse 70-80 yıldır daha iyi imkanlarla, daha çok para kazanmak için Avrupa ülkelerinin kapılarını aşındıran, vize almak için günlerce Almanya konsolosluğunun kapılarında kuyrukta uyuyan, Avrupa’dan çalışma ve yerleşme izni almak için şeytanın bile aklına gelmeyecek hülleler yapan ve eğer Avrupa kapılarını açıp vatandaşlık verecek olsa belki tamamı gidecek olan bir halkın çocuklarının, canını kurtarmak için ülkesini terk etmek zorunda kalan Suriyeliler hakkında ahkam kesmesi vicdansızlık ve çiftestandarttır.

Bir de 28 Şubat döneminde Dindarlara yönelik baskılardan kaçmak, eşinin kızının başının örtüsü ile okuyabilmesi/ çalışabilmesi için Avrupa kapısı aşındırmış bazı ‘Müslüman’lardan buna benzer tepkilerin gelmesine ‘Yuh’ demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

Bugünlerde Kemal Sayar’ın ‘Kalp zamanı’ kitabını okuyordum. Kitapta ‘Göçmenlik Arafta Kalmaktır’ başlığı ile uzun bir bölüm var. Bu bölümde Suriye’lilerden bahsetmiyor. 2014’te yayınlansa da kitap, sanırım daha öncesine ait bir söyleşisi olsa gerek. O kitaptan bir alıntı ile yazıma son veriyorum:

“… Ama şunu yapabiliriz: Ötekiyle birlikte, burada ve şimdi acı çekebiliriz. Bu ızdırap ayinine, o acı en çok bizim ruhumuzu dağlıyormuşçasına katılabiliriz. Onun yüzü, beni doğruyu konuşmaya çağırıyor. Onun yüzü yüreğime dokunuyor. Ben bu çağrının ulaştığı ilk kişiyim. Ben bu neşidenin ruhumu yaktığı ilk kişiyim. Varlığımın hesabını vermem gerek. ‘Ben sadece mesul olduğum ölçüde benim’. Seni iyileştirmeye çabalarken ben de iyileşiyorum. Senin melal ve acını benliğimi adeta yok ederek üzerime alıyorum. Senin ruhunla kuşanıyor, seni anlamak ve sana kendi ruhumdan vermek istiyorum…”

* ‘Radikal Empati’ terimi Kemal Sayar’dan alıntıdır.

İlginizi Çekebilir

Bursaspor’un oynadığı futbol umut vermiyor

Bursaspor ligin 11. haftasında Pazar günü Boluspor, deplasmanına çıkacak. Geçen hafta kendi evinde Balıkesir ile ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir