Sizi Başkanlığa Alıştıracağız

Ankara’ya gidenler bilirler. Başbakanlık merkez binası Deniz kuvvetleri komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Yargıtay.. gibi bürokrasinin dev hizmet binaları tarafından kuşatılmış küçük bir nizamiye gibidir. Bu nizamiye devletin sahipleri ile halk arasında sekreterya görevi gören bir kurum niteliğindedir. Keza Çankaya köşkü de tamamı ile simgesel bir ofis görünümündedir.

Bunun böyle olmasının tesadüften, ihtiyaçtan ya da imkansızlıklardan kaynaklanmadığını her yetişkin TC vatandaşı bilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran irade, iktidarı hiçbir zaman güçlü ve dominant bir halk temsilcisi siyasal erke vermemeyi öngörmüştür. Bu kurucu irade-ki bunun içeride olmadığını hepimiz biliyoruz- kuruluşunun başından bugüne kadar kapıya halkın temsilcilerinin dayanmasına karşı her türlü meşru- gayri meşru önlemleri almaktan kaçınmamıştır.

Buna karşın ‘Hasolar- Memolar’ diye de nitelendirilen halk sızabildikleri meşru yollardan dönem dönem kapıya dayanmaktan asla vazgeçmemişlerdir. Hükümet olmaya muktedir olabildikleri zamanlarda da ‘Devletin kurucu iradesi’nin tanımladığı nizamiyelere/ ofislere hiçbir zaman sığmamışlardır.
Misal: Anayasayı tartışmaya kalkmışlardır, devletin yönetilme sorgulamaya ve değiştirmeye yeltenmişlerdir. Bürokratik oligarşiye itaat etmemeye ve kısaca devletin sahibiymiş gibi davranıp yönetmeye kalkma cüretinde bulunmuşlardır.

Her defasında da ‘devletin rejimini koruma misyonu’na sahip olan askeri ve sivil derin bürokrasinin kuraldışı müdahalelerine maruz kalmışlardır.
Kurbanlar vermişlerdir. Partileri kapatılmıştır. Hapislere girmişlerdir.. vs ama fil ordusuna pişmiş çamurdan taşlarını atmaktan vazgeçmeyen ebabil kuşları gibi asla pes etmemişlerdir. Böylece filleri yenmiş ekinlere çevirmişlerdir.

‘Bu adamlardan kurtuluş yok, bari içlerindeki Haso ve Memo’ları onlara karşı kullanalım gibi projeleri ile zaman ve enerji kaybetmiş olsalar da bu durum onları kenetlemiş/ çeliklemiştir.
13 yıldır kazandıkları mevziler kurucu iradenin dudaklarını uçuklatsa da bu zaferi kurumsallaştırmadan bırakmamak olmasa olmaz bir zorunluluk durumundadır.

Türkiye Cumhuriyeti 90 yıllık bir devlet geleneğine sahip olsa da halen yönetim sistemi oturmamış bir devlettir. Ve hatta yönetim sistemi tartışılamamış bir devlettir. Resmi bir partinin dogmatik ilkelerinin arkasına saklanan kutsal kurum olmanın konforunu yaşayagelmiştir. Cumhurbaşkanının askeri bürokrasi içinden olmayan birilerinden seçilmesinin felaket sayılmasından, halk tarafından seçilmesine gelebilmişiz nihayet.
Dün gece bir belgeselden bir parça izliyordum. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi öncesinde Erdoğan’ın aday olmaması gerektiğine dair muhalefet liderlerinin bağıra çağıra söylediklerini dinledim. Daha öncesinde de rahmetli Özal’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına da benzer tepkiler gelmişti.
Neyse ki sonunda rahmetlinin deyimi ile ‘alıştılar’ ‘hazmettiler’ gitti.
Şimdi sıra ‘başkanlık sistemi’ zaferine gelmiştir.

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve başkanlık sistemi tartışmalarını her zaman halkın temsilcileri başlatmıştır. Menderes, Özal, şimdi de Erdoğan…
Devletin ucu dışarıda derin aklı, bürokrasisi, medyası, cemaati, örgütleri düşmanca bir karşı duruş sergilese de atı alan Haso ve Memo ‘Nizamiye’yi geçmiş durumdadır. Önümüzdeki dört yılda yapabilecekleri ile de ortada nizamiye kalmayacak gibi görünüyor. İlkokulda sınıf başkanını seçebilen Haso ve Memolar artık devlet başkanlarını, illerde ve ilçelerde valilerini kaymakamlarını, seçebilecek duruma gelecektir.

Dikkate ederseniz cümbür cemaat ‘Ak Parti seçmeni de başkanlık sistemi istemiyor’ ‘Başkanlık sistemi diye propaganda yapmayınca akpartinin oyları artmıştır’ gibi sadece kendilerinin ve tebalarının inanacağı türden yorumlara başlamışlardır bile. Ak partililerin bu şeytanca yorumları anlamayacak kadar saf ve aptal olduğu konusundaki itikadları tek referanslarıdır.
Korkunun ecele faydası yok tabii ki.
Çok değil, birkaç şey daha kaldı ‘alışacakları’ ve ‘hazmedecekleri’ Bunlardan birisi de Başkanlık Sistemi’dir.
Sizi Başkanlığa Alıştıracağız.

İlginizi Çekebilir

Bursaspor Basketbol herkese örnek oluyor

Frutti Extra Bursaspor, önceki gün karşılaştığı Pınar Karşıyaka maçını 77-85 kaybetti. Normalde kaybeden takımdan çok ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir