Yaşasın Yerlilerin ‘Saf’lığı !

 
Zaman gazetesinden Ahmet Turan Alkan, Demirtaş’ın: “Gelecek yüzyılda bir Kürdistan gerçeği olacak. Belki Kürtlerin bağımsız devleti de olacak federal devleti de, kantonları da özerk bölgeleri de…” sözlerini ‘köprüleri yakan, te’vili imkânsız bir konuşma’ olarak ilan edip ‘Güle Güle Demirtaş’ diye yazmış.
Hürriyetten Ahmet Hakan Coşkun ve Ertuğrul Özkök te Demirtaş’ın kendilerini kandırdığını söyleyen yazılar yazdılar.
Coşkun: “Ey Demirtaş! Yanılttın bizi. Çok ‘Türkiyeli’ bir yüz gösterdin. Meğer o çok Türkiye’li yüz bir maskeymiş. Aldattın bizi. “Hendek siyaseti olmaz” dedin. Meğer dilin öyle söylerken kalbin öyle demiyormuş. Kandırdın bizi. “Biz artık Türkiye’nin partisiyiz” dedin. “Ayrılık gayrılık istemiyoruz” dedin. Meğer ne kadar safmışız…”

Coşkun bu durumu ‘hükümet çevreleri’nin dillerine dolamaması için önlem de almış. ‘Siz de kandınız, ne olacak’ gibisinden peşinen cevabını vermiş.
Yüreği yanık Özkök’ün dramı çok daha ileri boyutta. “Ben Türkiye’nin partisi olacağım…” derken, Şimdi “Devlet kuracağız” diyorsun… Hani nerede kaldı o söz… Fena aldattın bizi… Fena yaktın içimizi…” Neyse ki çok ileri gidip Demirtaş’a ‘Hain’ demiyoruz… Ama bil ki ihanete uğradık…” diye döktürmüş.

Gerçekten de Demirtaş bu saf insanları aldatmış/ kandırmış/ yanıltmış mıdır? Yoksa aldatılan/ kandırılan/ yanıltılan Demirtaş ve HDP midir?
Bence ne onlar Demirtaş’ı, ne de Demirtaş onları aldatmış/ kandırmış/ yanıltmıştır. Bunların hepsi birlikte asıl saf olan bizi aldatmaya/ kandırmaya/ yanıltmaya kalkmışlardır. Demirtaş ve ekibi Türkiyelileşme söylemini bu sözde safların HDPKK’yı Ak Partiye ve özelde Erdoğan’a karşı destekleyebilecekleri bir formatta başarılı bir şekilde sunmuş, onlar da bu ‘söyleme inanan saflar’ı oynamışlardır. Gezi’de ve 17-25 Aralıkta veremedikleri hasarı son umut olarak gördükleri ‘Türk ve Kürt Memo’ları nöbete göndermek üzerinden vermeyi denemişlerdir. İşin kötüsü bu tiyatroya inanacak yeterli sayıda ‘Gerçek Saf’ bulamamışlardır. Yani öküz öldü, ortaklık bozuldu.

Şimdi yeni bir tiyatro oynamaya başladılar. Bu yeni oyunda bahsi geçen oyuncular ‘Kandırılmış Saf’ı oynayacak, biz gerçek saflar da bunu yutacağız. Ama bu kadarını yutacak gerçek saf bulmak imkansız gibi görünüyor. Çünkü biz bu ülkenin sırtında yumurta küfesi taşıyan gerçek safları, saf olmaklığımızı/ kandırılabiliritemizi hala sürdürecek olsak ta son birkaç yılın kirli ittifakının operasyon timlerini çok iyi tanıdığımızı belirtmek isterim. Sizin izinizi çok iyi sürdük. Oynayan tüm hücrelerinizi apaçık görebiliyoruz. Sizi çok iyi tanıyoruz. Size yeni bir şans vermeyeceğiz.

Ancak yukarıda da söylediğim gibi, bizim kandırılabiliritemiz/ saflığımız hala devam etmektedir. Hiç bitmeyecek bir saflığımız vardır. Biz bu ülkede sırtımızda yumurta küfeleri ile yaşamak zorunda olan yerliler olduğumuz müddetçe kandırlmaya devam edeceğiz. Saflık bizim karakterimizdir.
Belki Selho ve Figen bizi kandıramayacak, Fethullah’ın fitneci ibn-i Selül’leri bizi yanıltamayacak, ama mesela Altan Tan’ın ağzından çıkacak olumlu birkaç cümle bizim yüreğimize su serpecek. Belki Öcalan cezaevinden konuşacak. Barzani esip gürleyecek. Leyla Zana patlayacak. Ahmet Türk bir şeyler söyleyecek ve biz de saf saf inanacağız. Belki Sırrı Süreyya yeniden “Solcu olduğunu, demokrat olduğunu vesvese eden bir sürü öküz. Bir sürü ‘mahçup faşist’ ortaya çıkıyor. Kürt’ü yeniden cepheye çağıran, Kürt’ün yeniden savaşması için davetler yapan, üstelik kendileri için bir şey yapmayan insanlar. “ diyecek. Ve biz saf saf umutlanacağız. Ama sizin sözünüzün zerre kadar haysiyeti/ kıymeti olmayacak bizim nezdimizde.

Sonra da yine kandırıldığımızı görecek, hayal kırıklığına uğrayacağız. Saflığımızla yeniden yüzleşeceğiz. Ama temiz yüreklerimizden dolayı kandığımızı, hesap- kitap yapmadığımızı, hiçbir yerimizin oynamadığını görecek ve yeni aldanışlara tüm saflığımızla yelken açacağız.
Biz bu ülkede bir çatışmada ölen askerler ve PKK’liler için “22 vatandaşımızı kaybettik” diyen bir Cumhurbaşkanı seçmiş bir halkız. Eninde sonunda bu coğrafyada yaşayan ‘Yerli’ler onun bunun nöbetini değil, kendi nöbetini tutmanın savaşını hep birlikte kazanacağı inancımızı koruyoruz.
Yaşasın yerlilerin saflığı !

İlginizi Çekebilir

Korkut Ata’nın mirasına Bursa sahip çıktı

Türkiyat sahasının kurucu ismi Ord. Prof. Dr. Mehmed Fuad Köprülü’nün “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir