Yunan’a ne gerek var?

Televizyonlardaki tartışma programlarının çoğunu seyretmem. Genelde kadrolu isimlerin yer aldığı ve havanda su dövülen ara sıra reyting olsun diye bağırıp çağrılan veya bir iki sıra dışı lafın sokuşturulduğu yayınlardır. Hatta bir bölümünde programı yöneten kişi yetersiz olduğundan kulaklıktan sufle verilerek yönetilir bu sözde tartışma programları. 


Orada kendini moderatör zanneden zat da havalara girip, “Dede (dedi demek istiyor) veya geliyooomuş” gibi laflarla lisan bilenlerin karşısında rezil rüsva olur. Konuşmacılar arasında “Uzman” payesiyle çıkartılan uzmanlığı kendinden menkul zatlar da bulunur. Adam uzmandır ama her ne hikmetse bir türlü demokrasi demeyi öğrenememiştir ve ağzını yaya yaya “Temukraaasiii” deyiverir. Türkçe cehalete bununla sınırlı değildir elbet.


Bir diğeri program boyunca ya tıksırır ya öksürür. Adamcağız bir türlü tedavi olmayı başaramamış ve bir seneyi aşkın çıktığı programda balgamını ulu orta temizleyeceğini öğrenememiştir. Bunu ara sıra seyrederim. Çünkü bir gün stüdyonun orta yerine şak diye bir balgam atacağına inanırım ve bunun canlı yayında gerçekleşeceği günü beklerim hep.


Türkçe bilen eleman sıkıntısının had safhada olduğu bu tartışma programları arasında izlenebilecek pek azı mevcuttur. Bazıları da sırf “Tayyip düşmanlığı” üzerine kurulduğu için itici gelir. Bunlarda ipe sapa gelir bir fikir, bozuk Türkçe ile bile olsa, savunulmaz. Sadece Sayın Başkanımıza saldırılır.
Uğur Dündar’ın yönettiği ve malum tiyatro eskilerinin ya da ayyaş politikacıların çıkartıldığı programlar buna iyi örnek oluşturur.
Bazıları ise entel havası verilmiş programlardır.


İçlerinde eleştirilecek olan çoktur da gerçeklerin sağlam fikirlerle tartışıldığı bazı güzel programlar YouTube zeminini aşıp ulusal televizyonlara ulaşamaz yazıktır ki. Çünkü reyting yapmakla gerçekleri tartışmak arasında bir bağ maalesef yoktur.


Önceki gece şöyle bir bakarken Göksu Öngören Özgür'ün yönettiği "Ne Oluyor" adlı tartışma programına gözüm takıldı. Konuşmacılar arasında Emekli Hava Pilot Korgeneral Dr. Erdoğan Karakuş da vardı. Hatta o konuşuyordu.


Adam konuşması sırasında özetle, “Yunan general doğru söylüyor. Sizin ordunuz güçlü olabilir ama bombalarlar köprülerinizi olur biter.” Deyince kulaklarıma inanamadım. Bu adam daha önce de “Çanakkale köprüsünü yapmak önemli değil, koruyabilmek önemli.” Gibi bir laf da etmiş meğer. 
Atatürk devrinde yaşamadığına şükretsin. Bu laflardan sonra en iyimser ihtimalle divanı harbe giderdi.


Gerçi Abdullah Ağar onun bu sözlerini tevil etmeye “O anlamda dediğine inanmıyorum.” Demeye çalıştı ama nafile.
Ben orada konuşmacı olsam, bu adamın bu laflarından sonra kavga çıkardı. O kadarını söyleyeyim.

YORUM EKLE

banner19

banner24